Sen bir tercihte bulundun. Hepimizin her defasında yapmak zorunda olduğu ve bazen derin bir iç çekişle ‘keşke’ dediği o yol ayrımlarından biriydi bu. Hayat, önümüze serilen ihtimaller arasında durmaksızın seçtiklerimizden ibaret çünkü. Elindekinin, o an sahip olduğunun kıymetini bilip onu sonsuza kadar sımsıkı sarmak da bir tercih; seni sana tüm çıplaklığıyla yansıtan, ruhunu uzun ince bir ayna gibi nezaketle gösteren ve seni çok seven bir kalbi elinin tersiyle itmek de... Şimdi durup baktığında, o aynada gördüğün suret kime ait? Seçtiğin yola mı, yoksa arkanda bıraktığın o eksik hikayeye mi?
Her seçim, aslında arkasında devasa bir vazgeçiş barındırır. Sen kazandığını zannettiğin bu oyunda, farkında bile olmadan kaybetmeyi seçtin belki de. Çünkü bu sahnede hiçbir seçimin geri dönüşü yok; sadece o kararın getirdiği keskin bir vazgeçiş var ve ne acıdır ki her vazgeçiş, en nihayetinde yepyeni bir tercihe gebe. Yani hayat seninle adeta kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor… Şaka şaka, o kadar da insaflı değil; çünkü durum ondan çok daha beter. İnsan, kendi ördüğü ağların içinde debelenirken anlıyor gerçeği. Oyun çoktan kuruldu, düzen sarsılmaz harflerle yazıldı; önümüzdeki yolculuk alabildiğine belirsiz ama ne olursa olsun o yolda yürümek zorundasın. Üstelik bu labirentten hemen sıyrılmak, çıkışı bulmak için de öyle pek acele etme. Çünkü her köşede, attığın her hatalı ya da doğru adımda seni bekleyen, ezberini bozacak yepyeni sürprizler var.
Günün sonunda mesele, kazandığımızı sandığımız zaferler değil, yürürken ne kadar kendimiz kalabildiğimizdir. Yeterince iyi olursan ve yeterince hatırlarsan insan olduğunu ve herkesin en az senin kadar insan olduğunu, birini sevmek için sınırların, şartların ve koşulların olmaması gerektiğini anlarsan işte o zaman çözülür bu hayatın kördüğümü. Sen sen ol, seni her şeyinle, o uzun ince aynasıyla sevenin kıymetini bil. "Herkes bir gün öldürür sevdiğini" romantizmine öyle kolayca kapılıp suçu hep başkalarında arama. Eğer ortada ölen bir sevgi, yok olan bir bağ varsa emin ol ki o sevilen, katiline silahı kendi elleriyle vermiştir. Hayat, tercihlerimizle yazdığımız bir hikayeyse, seni koşulsuz saran o kalbi vurmayı değil, onunla yaşlanmayı tercih et. Çünkü aynadaki o son suret, ancak birini hakkıyla sevebildiğin kadar insan kalacaktır.