Dünya, biz ona ne anlam yüklersek o kadarmış gibi davranır bize. Oysa bazen, dünyaya anlam yüklediğimiz her andan özür dilemek geliyor insanın içinden. Her "an" ve her "anlam" bu kadar kıymetliyken, bu iki dev kavramın buluştuğu ortak kümenin bizim zihnimizde sadece bir "alt segment" olarak kalışı, belki de en büyük yanılgımız. Bizler, büyük anlamlar peşinde koşarken avuçlarımızın içinden kayıp giden o yalın "an"ları hep ıskalıyoruz. Bir balkon çiçeğinin sabah güneşine verdiği selamda, kapının önündeki bir canın minnet dolu bakışında ya da demli bir çay buğusunda saklı olan o saf varoluşu, karmaşık felsefelerle boğuyoruz. Dünyayı kurtaracakmış gibi yüklediğimiz o devasa anlamlar, aslında sadece o anın hafifliğini öldürüyor.
Sürekli sınanan bir sabrın içinde, en basit şeylerde kayboluyoruz bazen. Evden çıkarken bulunamayan o anahtarlar, aslında zihnimizin hangi kapısını kilitleyip nerede unuttuğumuzun birer metaforu sanki. Aynı yerin sağına çarpıp canımız yanınca, bu kez solundan geçmeye çalışırken yine çarpmak... Sanki dünya bize, "Sen daha önündeki eşiği göremiyorsun, hangi büyük anlamın peşindesin?" diye fısıldıyor. Zihnimi ziyan eden düşünceler, göremediğim önüm ve arkada kalan gözlerim.
Tam bu dağınıklığın ortasında, beklenmedik birinden bir sesleniş ulaşıyor kulağımıza. Belki o kişi farkında bile değil, o sadece bir postacı; mesajı iletiyor ve çekiliyor. Ne demişti? “Var ki geliyor bunlar başımıza.” Bu iki kelime, bütün o karanlık bulutları dağıtmaya yetiyor. Evet, var ki! Kaybedebiliyorsak, bir şeylere sahip olduğumuz içindir. Bozabiliyorsak, elimizde bir cevher olduğu içindir. Bekliyorsak, gelecek olan bir şeyin umudu içimizdedir. Geç kalıyorsak, yetişmek istediğimiz bir menzilimiz, bir hayatımız var demektir. Eğer o "şeyler" olmasaydı, "yok ki" bile diyemeyecektim. Çünkü yok olanın yok olduğunu bilemeyecek kadar hiçlikte olacaktım. Oysa şimdi; kaybederken de, çarparken de, beklerken de aslında bir "varlık" sancısı çekiyorum. Ne kadar şükretsek az değil mi? Düşünsenize; bir kalbim var ki seviyorum Rabbim. Bir kalbim var ki; benim için "Sen" her şeysin. Ne çok şükür…Bin şükür bu varlığa, bin şükür bu kalbe.




