Kıymetli okurlar;
Aksu Belediyesi Meclis Toplantısı’nda öyle bir madde gündeme geldi ki insan ister istemez şu soruyu soruyor: Gerçekten Aksu’nun menfaati mi düşünülüyor, yoksa başka bir şey mi?
Toplantıyı sosyal medya üzerinden izledim. Açık söylemek gerekirse bazen güldüm, bazen düşündüm, bazen de içim burkuldu.
Çünkü belediyeye ait bazı yerlerin hiçbir ücret alınmadan önce Milli Emlak’a, oradan da Turizm Bakanlığı’na devredilmesi için Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a yetki istendi. Başkan konuşurken öyle bir tablo çizdi ki, sanki bu yetki verilmezse Aksu büyük bir fırsatı kaçıracakmış gibi anlatıldı.
Ama işin aslı öyle değil.
Ortada kesinleşmiş bir proje yok. Ne onaylanmış bir kültür merkezi projesi var ne de yapımına başlanacak bir düğün salonu. Planlanan şey şu: Önce yerleri karşılıksız verelim, sonra belki proje yapılır, belki onaylanır, belki ihale olur… yani tamamen belirsiz bir süreç.
Peki soruyorum:
Aksu’nun malı neden garanti bir yatırım olmadan, hem de ücretsiz şekilde devredilsin?
Konuyu biraz geriye saralım.
Bu yerler önceki dönem Belediye Başkanı Halil Şahin tarafından Aksu Belediyesi’ne kazandırılmış tapulardır. O dönemde de Turizm Bakanlığı bu alanları istemişti. Ama Halil Şahin bu talebe “hayır” dedi. Çünkü planı bu alanları kullanan otel sahiplerine satarak elde edilen gelirle Aksu’ya hizmet etmekti.
Bugün geriye dönüp baktığımızda o kararın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Şimdi soruyorum:
Dün verilmeyen bu yerler bugün neden karşılıksız verilmek isteniyor?
Elbette Aksu’ya kültür merkezi de yapılmalı, düğün salonları da yapılmalı. Buna kimse karşı değil. Ama iki yıldır sizi tutan mı oldu? İsteseydiniz yapardınız. Ya da “yap-işlet-devret” modeliyle özel sektöre yaptırabilirdiniz.
Mecliste “Vatandaşlarımıza 60-70 bin liraya düğün yapma imkânı sağlayacaktık, bunu engellediniz” denildi.
Sayın Başkan, halk lokantası açılırken de “130 liraya yemek yediriyoruz” demiştiniz. Çok geçmeden fiyatın 200 liraya çıktığını gördük. Düğün salonu da aynı şekilde başlar, sonra “maliyet kurtarmıyor” denilerek 150-200 bin liraya çıkar. Bunu da unutmayalım.
Meclis üyeleri bu maddeye “hayır” oyu vermedi. Çekimser kaldılar. Çünkü konu yeterince anlatılmadan ve hazırlık yapılmadan meclise getirildi. Onlar da doğal olarak oy aldıkları vatandaşın hakkını korumayı tercih etti.
Burada altını özellikle çizmek gerekiyor:
Meclise gelen madde kültür merkezi yapmak değil, belediyeye ait yerleri karşılıksız devretmekti.
Peki sonra ne olacak?
Ya proje onaylanmazsa?
Ya bakan değişirse?
Ya bu alanlar başka bir şekilde tahsis edilirse?
O zaman Aksu’nun elinden giden bu yerleri geri getirebilir misiniz?
İşte asıl mesele budur.
Aksu’nun malı Aksu’nundur.
Aksu halkının hakkı da Aksu’da kalmalıdır.
Eğer bu yerlerle ilgili hukuki süreç varsa yapılacak en doğru şey bellidir: Türk yargısının kararını beklemek. Belki mahkeme haklı tarafın Aksu Belediyesi olduğuna karar verecek. O zaman bu yerler gerçek değerinin üzerinde satılır ve elde edilen gelirle Aksu’ya kültür merkezleri, düğün salonları ve daha birçok yatırım yapılır.
Son sözüm şu:
Aksu’nun malını vermek kolaydır. Zor olan onu koruyabilmektir.
Mevla görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.
Kalın sağlıcakla…


YORUMLAR