2026'ya Girerken: Aynı Evde Yabancılaşan İnsanlar Çağında...
Reklam
Tolga Turan

Tolga Turan

Uzman Aile Danışmanı Evlilik & İlişki Danışmanı

2026'ya Girerken: Aynı Evde Yabancılaşan İnsanlar Çağında Aileyi Yeniden İnşa Etmek

06 Ocak 2026 - 11:46

Yeni bir yıl başladı. Takvimler yenilendi, ajandalar boş sayfalarla açıldı. Her yıl olduğu gibi yine umut dolu cümleler kuruldu: “Bu yıl her şey farklı olacak.”
Ama aile danışmanlığı yapan biri olarak şu soruyu sormadan geçemiyorum:
Gerçekten neyi farklı yapacağız?
Çünkü yıllar değişiyor, sorunlar aynı kalıyor. Hatta daha sessiz, daha derin ve daha tehlikeli hâle geliyor.
Bugün ailelerin en büyük problemi sevgisizlik değil. Bunu özellikle vurgulamak isterim. İnsanlar hâlâ seviyor. Ama sevgiyi taşıyacak sabrı, ilgiyi ve sorumluluğu kaybediyor. Modern hayat hız kazandırdı, ama ilişkilere nefes alacak alan bırakmadı.
Sessiz Evlilikler Çağı
Danışmanlık odasında en çok duyduğum cümlelerden biri şu:
“Hocam, kavga etmiyoruz ama iyi de değiliz.”
Bu cümle masum gibi görünür ama aslında ciddi bir alarmdır. Çünkü evlilikleri bitiren şey çoğu zaman kavgalar değil, duygusal temasın kopmasıdır. Konuşmayan, paylaşmayan, hissettirmeyen ilişkiler zamanla içten içe çöker.
Birlikte yaşayıp birlikte büyüyemeyen çiftler var. Sorun çıkmasın diye susan, tartışmamak için içine atan, “idare edelim” diyerek yılları erteleyen insanlar… Oysa idare etmek bir çözüm değil, geciktirilmiş bir kopuştur.
Boşanmalar Değil, İhmal Korkutmalı
Boşanmaların arttığı sıkça dile getiriliyor. Evet, bu bir gerçek. Ama asıl üzerinde durmamız gereken mesele şu:
Boşanmadan önceki uzun ihmal süreci.
Resmen evli ama duygusal olarak ayrılmış çiftler çoğalıyor. Aynı evde iki yabancı gibi yaşayan insanlar var. Aynı masada oturup birbirine dokunmayan, aynı yatakta yatıp birbirine ulaşamayan insanlar…
Ve çoğu zaman şu bahane devreye giriyor:
“Çocuklar için katlanıyoruz.”

Oysa çocuklar için katlanılan her şey, çocuklara ağır bir yük olarak geri dönüyor.
Çocuklar Sessiz Tanıklardır
Çocuklar anlamaz sanıyoruz. Bu, yetişkinlerin kendini rahatlatma cümlesidir. Çocuklar her şeyi hisseder. Gerginliği, soğukluğu, mesafeyi… Söylenmeyen sözleri bile.
Anne-baba arasındaki kopukluk, çocuğun dünyasında güvensizlik üretir. Sonra bu çocuk öfkeli olur, içine kapanır, ilişkilerde zorlanır. Ve yıllar sonra aynı döngüyü kendi ailesinde tekrar eder.
Aile sadece aynı soyadı taşımak değildir. Aile, çocuğa “hayat güvenilir bir yerdir” duygusunu verebilmektir.
 
 
Aşk Bitmedi, Emek Unutuldu
“Aşk bitti” cümlesini çok duyuyorum. Ama çoğu zaman gerçek şu:
Aşk bitmedi, emek bırakıldı.
İlgi ertelendi. Dinlemek ihmal edildi. Küçük jestler gereksiz görüldü. Her şeye zaman ayrıldı ama eşe gelince “yorgunum” denildi. Burada durup dürüst olmak gerekiyor:
Gerçekten yorgun muyuz, yoksa sorumluluktan mı kaçıyoruz?
Aşk kendiliğinden ayakta kalmaz. İlgi ister, çaba ister, bazen fedakârlık ister. Bunlar olmadan hiçbir bağ uzun süre dayanamaz.
El Âlem mi, Aile mi?
Bir başka büyük sorun da dış seslerin evin içine fazlasıyla girmesi.
“El âlem ne der?” korkusu, nice evliliği içeriden çürütüyor. Sorunlar konuşulmuyor, yardım alınmıyor, maskeler takılıyor. Dışarıya güçlü bir aile görüntüsü verilirken içeride yalnızlık büyüyor.
Oysa güçlü aile, sorunsuz aile değildir.
Güçlü aile, sorunla yüzleşebilen ailedir.
2026 İçin Gerçekçi Bir Umut
Bu yazıyı karamsarlıkla bitirmek istemem. Ama sahte umut da vermem. 2026, aileler için bir toparlanma yılı olabilir. Ancak bu, dileklerle değil, cesaretle olur.
Cesaret; konuşmaktan kaçmamaktır.
Cesaret; “Ben de hata yaptım” diyebilmektir.
Cesaret; yardım istemekten utanmamaktır.
Cesaret; susarak değil, anlayarak devam etmektir.
Yeni yıl, yeni bir başlangıç olabilir. Ama ancak şu soruyu kendimize dürüstçe sorarsak:
Bu yıl ailem için neyi gerçekten farklı yapacağım?
Bu soru rahatsız ediyorsa, doğru yere dokunmuşuz demektir.
Çünkü değişim, konforu değil; farkındalığı sever.
 
 

Bu yazı 60 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar