DOĞRU EŞ VAR MI?
Reklam
Reklam
Reklam
Tolga Turan

Tolga Turan

Uzman Aile Danışmanı Evlilik & İlişki Danışmanı

DOĞRU EŞ VAR MI?

06 Nisan 2026 - 00:00

Birlikte iyi hissettiren mi, yoksa iyi olmaya zorlayan mı?
İnsan hayatının en kritik kararlarından biri eş seçimidir. Ama “doğru eş” dediğimiz şey gerçekten var mı, yoksa bu sadece zihnimizin bize kurduğu bir ideal mi? Danışmanlık sürecinde en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Ben yanlış insanı seçtim.” Bu cümle ilk bakışta bir hayal kırıklığını anlatır; ama biraz derine indiğinizde aslında çok daha önemli bir soruyu saklar: Gerçekten yanlış insan mı seçildi, yoksa doğru insanı yanlış bir beklentiyle mi anlamaya çalıştık?
Toplum olarak “doğru eş” kavramını çoğu zaman kusursuzlukla eşleştiriyoruz. Bizi anlayan, hiç üzmeyen, hep destekleyen, her durumda yanımızda olan birini hayal ediyoruz. Oysa bu beklenti, insan doğasına aykırıdır. Çünkü insan dediğimiz varlık eksiktir, hatalıdır, değişkendir. Bu yüzden doğru eş; kusursuz olan değil, kusurlarıyla birlikte ilişki kurabildiğiniz kişidir.
Ama burada kritik bir ayrım var: Kusur ile zarar aynı şey değildir. Her insanın hatası olabilir, ama her hata tolere edilmek zorunda değildir. Saygıyı zedeleyen, değersiz hissettiren, sürekli aynı yarayı açan davranışlar “kusur” değil, ilişkiyi aşındıran sorunlardır. İşte bu noktada şu soruyu sormak gerekir: Ben bu ilişkide anlaşılmayan biri miyim, yoksa görmezden gelinen biri mi?
Doğru eş, seni sürekli mutlu eden kişi değildir. Böyle bir beklenti, ilişkiye farkında olmadan ağır bir yük bindirir. Hiç kimse kimseyi sürekli mutlu edemez. Hayat inişli çıkışlıdır; ruh hali değişir, şartlar zorlaşır, insanlar yorulur. Doğru eş; seni her duygunla kabul eden, zor zamanlarında yanında duran ve birlikte çözüm üretebildiğin kişidir. Yani sadece iyi günlerin değil, kötü günlerin de ortağıdır.
Şunu açıkça söylemek gerekir: Sevgi tek başına yeterli değildir. Birçok ilişki “çok seviyoruz ama olmuyor” cümlesiyle sonlanır. Çünkü sevgi, ilişkiyi başlatır ama sürdürmez. İlişkiyi sürdüren şey; iletişimdir, saygıdır, sorumluluktur, emektir. Duygular azalabilir, değişebilir; ama davranışlar bilinçli bir tercih olduğu için ilişkiyi asıl ayakta tutan odur.
Doğru eş; iletişim kurabilen kişidir. Susarak cezalandırmayan, bağırarak bastırmayan, kaçarak yok olmayan… Konuşabilen, dinleyebilen, anlamaya çalışan kişidir. Tartışmaların olmadığı bir ilişki sağlıklı değildir; sağlıklı olan, tartışmaların nasıl yönetildiğidir. Kırmadan konuşabilmek, haklı çıkmaya çalışmak yerine çözüm aramak… İşte fark burada ortaya çıkar.
Bir başka yanılgı da “beni tamamlayan kişi” arayışıdır. Bu düşünce kulağa romantik gelir ama aslında tehlikelidir. Çünkü bu bakış açısı, bireyi eksik ve bağımlı bir konuma yerleştirir. Oysa sağlıklı bir ilişki, iki eksik insanın birbirine tutunması değil; iki bütün insanın yan yana yürüyebilmesidir. Doğru eş seni tamamlayan değil, seninle uyum içinde ilerleyebilen kişidir.
Uyum dediğimiz şey de yanlış anlaşılıyor. Uyum; her konuda aynı düşünmek değildir. Uyum; farklılıklara rağmen saygıyı koruyabilmektir. Anlaşamadığınız noktada birbirinizi incitmeden kalabilmektir. Çünkü asıl mesele aynı olmak değil, birlikte kalabilmeyi başarabilmektir.
Peki neden bu kadar çok insan “yanlış eş” seçtiğini düşünüyor? Çünkü çoğu zaman seçimlerimizi farkındalıkla değil, eksiklikle yapıyoruz. Yalnız kalmaktan korktuğumuz için, anlaşılma ihtiyacımızı birine yüklediğimiz için, geçmiş yaralarımızı iyileştirecek birini aradığımız için… Ama bir başkası, senin iyileşme sorumluluğunu taşıyamaz. Taşımaya çalıştığında ise ilişki sağlıksız bir dengeye sürüklenir.
Burada en zor ama en gerekli soru şudur: Sen doğru eş olmaya ne kadar hazırsın? Çünkü herkes doğru kişiyi arıyor ama kimse kendisinin ne kadar doğru bir eş olduğunu sorgulamıyor. Sabır gösterebiliyor musun? Empati kurabiliyor musun? Hatalarını kabul edebiliyor musun? Yoksa sadece anlaşılmak isteyen ama anlamaya kapalı biri misin?
İlişkilerde en belirleyici anlar kriz anlarıdır. Herkes iyi günlerde sevebilir. Ama zor zamanlarda nasıl davrandığınız, ilişkinin gerçek yüzünü ortaya çıkarır. Tartışma anında kırıcı mı oluyorsun, yoksa yapıcı mı? Sorun çıktığında uzaklaşıyor musun, yoksa çözüm mü arıyorsun? Doğru eş, tam da bu anlarda kendini belli eder.
Bir de şu gerçek var: Doğru eş seni küçültmez. Seni değersiz hissettirmez. Sürekli eleştiren, yetersiz hissettiren, kendin olmaktan uzaklaştıran bir ilişki; adı ne olursa olsun sağlıklı değildir. Sevgi büyütür. Eğer bir ilişkide küçülüyorsan, orada bir şeyler yanlıştır.
Belki de en net cevap şu: “Doğru eş var mı?” sorusunun tek bir cevabı yok. Çünkü doğru eş sabit bir kişi değildir. Doğru eş; doğru zaman, doğru farkındalık ve doğru yaklaşım ile ortaya çıkan bir ilişkidir. Yani mesele sadece kimi bulduğun değil, o ilişkiyi nasıl yaşadığındır.
Ve bazen en doğru seçim, birini seçmek değil; yanlış olanı fark edip vazgeçebilmektir. Çünkü kalmak kadar gitmek de bir olgunluktur.
Son olarak kendine şu soruyu sorman gerekir:
Ben gerçekten doğru insanı mı arıyorum, yoksa bana iyi hissettirecek birini mi?
Çünkü doğru eş, sadece seni iyi hissettiren değil; seni daha iyi bir insan olmaya davet eden kişidir.
 
 

Bu yazı 19 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum