Reklam
Tolga Turan

Tolga Turan

Uzman Aile Danışmanı Evlilik & İlişki Danışmanı

TAHAMMÜL

02 Mart 2026 - 12:13

Ramazan ayında evlerin içinde en çok dolaşan duygu sabır değil, tahammül oluyor çoğu zaman. Dışarıdan bakıldığında her şey daha sakin, daha ölçülü, daha kontrollü görünür. Sesler biraz kısılmıştır. Tartışmalar ertelenmiştir. Ama bu gerçek bir huzur mudur, yoksa geçici bir ateş düşüklüğü mü?
Tahammül, çoğu evlilikte yanlış anlaşılan bir kavramdır. İnsanlar bunu olgunluk zanneder. Oysa tahammül çoğu zaman bastırılmış rahatsızlıktır. İçeride biriken ama “şimdi sırası değil” denilerek ötelenen duygudur. Ramazan’da bu daha sık görülür. Kimse huzur bozmak istemez. Kimse ayın ruhuna gölge düşürmek istemez. Ama gölge bazen konuşulmayan cümlelerden oluşur.
Açlık, insanın sınırlarını gösterir. Gün içinde ne kadar kontrollü olduğumuzu düşünsek de akşam saatlerinde gerçek eşik ortaya çıkar. Tahammül eşiği. İşte o eşik düştüğünde iki şey olur: Ya bilinç devreye girer ya da birikmiş gerilim konuşur.
Evlilikte büyük kopuşlar anlık patlamalardan değil, uzun süreli tahammüllerden doğar. “Boş ver” denilen her konu, aslında hafızaya kaydedilir. “Şimdi tartışmayalım” diye ertelenen meseleler yok olmaz; sadece bekler. Ve bir gün bambaşka bir sebeple ortaya çıkar.
Ramazan’da birçok çift tartışmamayı başarıyor. Ama yakınlaşmayı başaramıyor. Çünkü konuşmamak huzur değildir. Sadece sessizliktir. Sessizlik ise her zaman güvenli değildir. Bazen iki kişi arasında görünmez bir mesafe üretir.
Burada kritik soru şu: Tahammül ettiğim şey ne? Eşimin bir davranışı mı, yoksa kendi ifade edemediğim ihtiyacım mı? Çoğu zaman insanlar karşı tarafı suçlar ama kendi beklentisini netleştirmez. Netleşmeyen beklenti, zamanla siteme dönüşür.
Bir başka gerçek de şu: Ramazan, duygusal filtreleri inceltir. İnsan yorgunken daha kırılgan olur. Kırılganlık doğru yönetilmezse sertliğe dönüşür. O yüzden bu ay, evlilikte hem risk hem fırsattır. Risk, bastırılmış duyguların taşmasıdır. Fırsat ise onları dürüstçe fark etmektir.
Tahammül edilen ilişki zamanla mekanikleşir. Görevler yapılır. Roller sürdürülür. Ama duygusal temas azalır. Aynı ev paylaşılır ama aynı his paylaşılmaz. İşte en tehlikeli nokta budur. Çünkü dışarıdan bakıldığında sorun yoktur. Ama içeride bağ zayıflamıştır.
Çocuklar bu atmosferi kelimelerle değil, sezgiyle okur. Anne babanın gerçekten sakin mi yoksa sadece kontrollü mü olduğunu anlarlar. Gerginlik konuşulmasa bile hissedilir. Ve çocuk için huzur, sesin çıkmaması değil; duygunun güvenli olmasıdır.
Ramazan, tahammülün arkasına saklanma ayı değildir. Tam tersine, “Ben neyi içimde tutuyorum?” sorusunu sorma ayıdır. Çünkü tutuldukça ağırlaşan her duygu ilişkiyi yorar. Evlilik, katlanma üzerine değil, anlama üzerine kurulur.
Gerçek sabır, bastırmak değildir. Duyguyu fark edip zarar vermeden ifade edebilmektir. “Bu davranış beni incitiyor” diyebilmek, “Yoruldum” diyebilmek, “Senden destek bekliyorum” diyebilmek… Bunlar zayıflık değil, olgunluktur.
Tahammül geçici bir denge sağlar. Ama kalıcı bağ kurmaz.
Ramazan geçer. Günlük hayat geri gelir. Eğer bu ay sadece diş sıkılarak atlatıldıysa, ertelenen meseleler daha sert döner. Ama eğer bu ay bir yüzleşme fırsatı olduysa, evlilik güçlenir.
Sonuç net:
Evlilik tahammülle yürümez.
Tahammül, kriz çıkarmamayı sağlar.
Ama ilişkiyi büyütmez.
Büyüten şey, açık konuşmaktır.
Duyguyu bastırmak değil, yönetmektir.
Sessizlik değil, bilinçtir.
Ramazan’ın asıl testi de burada başlar.
 
 

Bu yazı 25 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum