HAKİKATİ SAVUNMAK BEDEL İSTER
Reklam
Reklam
Reklam
Enes Gürel

Enes Gürel

Enes'in Kalemi...
  • Youtube
  • Instagram

HAKİKATİ SAVUNMAK BEDEL İSTER

21 Mayıs 2026 - 14:54

Kıymetli okurlar ;
 

Bugün insanların en büyük imtihanlarından biri; hakkın yanında durabilmek, menfaat karşısında eğilmemek ve Allah’ın emrini makam, para ya da çıkar uğruna değiştirmemektir. Ne yazık ki yaşadığımız çağda birçok insan doğruları bildiği halde susmayı tercih ediyor. Çünkü hakikatin yanında durmanın bir bedeli var. Kimi makamını kaybetmekten korkuyor, kimi çevresini, kimi ise sahip olduğu imkanları…


Bizler hakikati savunurken, Allah’ın emrini konuşurken; bazıları kendi çıkarlarının ve menfaatlerinin peşinden koşmayı tercih etti. Makamlarını koruyabilmek adına bize sırt çevirdiler, suskun kaldılar ve yanlışın karşısında dimdik durmak yerine konfor alanlarında yaşamayı seçtiler. Oysa hakikat, insanların hoşuna gidince savunulacak bir şey değildir. Hakikat, bedeli olsa da yanında durulması gereken ilahi bir sorumluluktur.


Bugün güçlü görünenler, yarın ellerindeki makamları kaybedebilir. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. Güç, mevki ve koltuk gelip geçicidir. Dün insanların ulaşılmaz sandığı nice isimler bugün unutulmuş durumda. Çünkü dünya kimseye baki değildir. İşte o gün geldiğinde, bugün susturulmaya çalışılan gerçekler yeniden konuşulacak ve zaman haklıyı ortaya çıkaracaktır. Belki o gün bazıları dönüp “Evet, siz haklıydınız” diyecek. Ancak insanın vicdanında taşıdığı yük, söylediği bir cümleyle hafiflemez. Harama göz yuman, zulme sessiz kalan ve menfaati uğruna hakikatten uzaklaşan herkes bunun vebalini ömür boyu taşır.


Bizim mücadelemiz insanlara şirin görünmek için değil, doğru bildiğimizi söylemek içindir. Çünkü inanıyoruz ki suskunluk bazen yanlışın ortağı olmaktır. Haksızlığa sessiz kalan, zamanla o haksızlığın bir parçası haline gelir. Bu yüzden bize karşı nasıl bir tavır alınırsa alınsın; dışlanmak, yalnız bırakılmak ya da hedef gösterilmek pahasına da olsa hakkı ve hakikati savunmaya devam edeceğiz.


Bazıları ise halen körler ve sağırlar gibi davranmayı sürdürüyor. Görüyor ama görmemiş gibi yapıyor, duyuyor ama duymamayı tercih ediyor. Oysa hayat dediğimiz şey çok kısa. Hepimiz bu dünyada ekip biçiyoruz ve günü geldiğinde buradan göçüp gideceğiz. Geride bıraktığımız makamlar, paralar ve alkışlar değil; yaptığımız iyilikler ve işlediğimiz kötülükler bizimle gelecek. İnsan, sonunda heybesine ne koyduysa onunla Rabbinin huzuruna çıkacak.


Bu nedenle mesele makam değil, mesele vicdandır. Mesele güç değil, mesele hakikatin yanında durabilmektir. Çünkü günün sonunda kazanan; menfaatini değil, doğruları savunanlar olacaktır.
 
Ne mutlu hakkı ve hakikati konuşanlara , selam olsun konuştuklarımızı anlayanlara…
 
Kalın sağlıcakla…
 
 

Bu yazı 861 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum